Hikayemiz
Fermente Bahçem, bir annenin iyileştiren elleri ve bir kızın hayalleriyle filizlendi. Annemin mutfağında tanıştığım fermantasyon tekniğini bugün hem insan hem toprak hem de doğa sağlığını destekleyen bir sisteme dönüştürüyoruz. Çünkü dönüştürmek bizim doğamızda var.
Cam kavanozlarda sabırla dönüşen fermente ürünler, bizim için yalnızca bir gıda değil; sağlıklı yaşam yolculuğumuzun ilk adımlarıydı. Annemin mutfağında hiçbir şey israf edilmezdi; artan her şey yeniden dönüşürdü. Fermente Bahçem'de bu anlayışın içinden doğdu: sevgiyle, bilgiyle, özenle ve sabırla.
Zamanla anladık ki iyileşmek, sadece bedene değil, ruha da dokunan bir süreç. Bu yolculuğu mümkün kılan ise doğanın döngüsüne saygı duymak, sabır göstermek ve özünü koruyan üretime bağlı kalmaktı. Fermantasyon tam da böyle bir yolculuktu: hızla değil, zamana teslim olarak dönüşen… Biz de bu dönüşümü katkısız, doğal ve gerçek haliyle sahiplendik.
Bugün Fermente Bahçem, yalnızca sürdürülebilir bir sağlıklı yaşam markası değil; geçmişin bilgeliğini bugünün bilimiyle buluşturan, annemin şefkatinden ilham alan ve her damlasında emeği ile dönüşüm fikrini taşıyan bir hikaye. Ürettiğimiz her ürün, bu hikayenin bir parçasıdır: doğaya saygılı, katkısız ve gerçekten iyileştirici.
Biz her ürünü sevgiyle üretiyoruz. Fermente Bahçem’de bir kavanoza yalnızca doğal içerikleri değil; emeğimizi, bilgimizi ve yenilikçi yaklaşımımızı da katıyoruz. Zamanla bu emek can buluyor ve biz, bu canlılığın hayatınıza tazelik ile güç katacağına inanıyoruz.
Doğanın ritmine saygı duyan, gerçek ve bütünsel bir yaşam için buradayız.
Sanem KoçakKurucu
